21 Mayıs 2012 Pazartesi

HAYATIM KOMEDİ-3

   İki buçuk, üç yaşıma kadar olanları hatırlamıyorum. Sadece annemin anlattığı bir kaç anısı var. Babacığımla saklambaç oynarken babamın  elbise dolabından çıkarken pijamasını yırtması, sandık üstündeki yatak yorganla birlikte düşmesi, uyuyor numarası yapan babamı uyandırmak için kulağına parmağımı sokup"ili ili" (ne demekse) demem. Her pazara gittiklerinde benim kapı arkasına saklanarak, limonu kabuklarıyla yemeye başlamam, bir iftar vakti o zamanlar çok sevdiğim kurufasulye yemeğini görünce anne lop (bu kuru fasulye demek) diye yemek tepsisinin içine yürüyüp kafamdan aşağıya kurufasülye olmam gibi anılar.
   Yine aynı döneme çamura yatmalarım var. Bu mecazi anlamda değil gerçek anlamda çamura yatma. Bunu iki kişi için yaparmışım. Birincisi babam için, işe giderken, antremana giderken, çarşıya giderken beni götürmüyor diye kapının önünden akan pis suların içine kendimi atar debelenirmişim. Birde  bozacı için. Yaşlı bir amcaymış bozacı, hergün pencere kenarında bekler, yarım çay bardağı bozayı içermişim. İçemediğim günler çamurun içindeymişim. O kapı önünden geçen  suyu görmenizi isterdim. İğrençti. Ben annemin yerinde olsam ne yapardım bilemiyorum.
   Önce babamın daha sonra annemin Almanya'ya gidişi ve benim annemin annneannesinin yanına gitmemle artık anılarım başladı. O yol Nazilli deki ilk gecem hepsini hatırlıyorum.
   O dönemlerde hiç sevmediğim bir şey vardı, fotoğraf çekilmek. Aksi gibi dayımda bir fotoğrafcılık merakı başlamıştı. Gerçi fotoğraf çektirmeyi hala sevmem, sebebini de hala bulamadım. Uzun bir süre sanırım orta okula kadar güler yüzlü fotoğrafım sayılı. genelde bir karış surat, daha çok ağlarken hatta boğulur gibi yada kusar gibi öksürürken. Fotoğraf konusunda bir anımı daha yazacağım, Bundan dört yıl kadar önceydi sanırım kız kardeşimle msn den görüşüyorduk birden:
   - Ahsen  senin fotoğrafın internette dedi. Birden saçlarım diken diken odu.
   - Nasıl yani dedim.
   -Baya biri kendi facende senin fotoğrafını yayınlamış dedi
   -Kimmiş o, sen nasıl gördün dedim.
Bana isim verdi, verdiği isim liseden bir sınıf arkadaşımdı, nasıl görebileceğimi söyledi. Bende gördüm, lise birinci sınıfta toplu halde sınıfça ve sınıf öğretmeniyle çekilmiş fotoğraf. İşin garip tarafı kendimi bulmakta zorlandım.
   -Ahu ben neredeyim?
   -Nurdan'ın yanındasın
Gülmeye başladık, çünkü herkes objektife bakarken Nurdan ve ben kar topu yapmaya çalışıyoruz. Nurdan yarım bense neredeyse arkam dönük bir fotoğraf.
   -Kar mı görüyoruz her zaman erimeden oynayayım demişim, dedim.
    Aynı şekilde ben erkek  kardeşime söyledim. Onun verdiği ilk tepki şu oldu
   -Kim o kavat ?
Nasıl bakacağını söyledim.Onlar ailecek fotoğrafa bakmışlar eşi :
   -Ablam nerede Alphan? demiş
   -Nurdan abla burada olduğuna göre arkası dönük olan da bizimki demiş.